Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı programı Kaan’da kritik bir döneme girildi. 2024 yılında ilk uçuşunu gerçekleştiren KAAN, uçuşa hazırlanan ikinci prototip ve statik testlerde kullanılacak üçüncü prototiple birlikte ilk kez aynı karede görüntülendi.
Bu görüntü, yalnızca bir uçak programının değil; Türkiye’nin mühendislik kapasitesinin ve bağımsız savunma vizyonunun geldiği noktayı da simgeliyor.
İlk Uçuş: 21 Şubat 2024
Milli Muharip Uçak KAAN, 21 Şubat 2024’te Ankara’daki Mürted Hava Meydan Komutanlığı’nda ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Bu gelişmeyle Türkiye, 5. nesil savaş uçağı geliştirebilen ülkeler arasına adını yazdırdı.
İlk uçuşun ardından programın ikinci fazına geçildi. Bu yıl ikinci prototipin de gökyüzüyle buluşması hedefleniyor.
İkinci Prototip: Test Sürecini Hızlandıracak
Savunma uzmanlarına göre ikinci prototipin devreye girmesiyle birlikte uçuş testleri ciddi şekilde hızlanacak. Çünkü:
-
Uçuş zarfı genişletme testleri
-
Sistem doğrulama faaliyetleri
-
Aviyonik ve sensör entegrasyon testleri
artık paralel yürütülebilecek.
Bu durum, sertifikasyon ve envantere giriş sürecinin planlanan takvime uygun ilerlemesi açısından kritik önem taşıyor.
Üçüncü Prototip: Statik Test Uçağı
Hangarda bulunan üçüncü KAAN ise statik test prototipi olarak görev yapacak. Bu uçak uçmayacak; ancak:
-
Gövde dayanıklılığı
-
Kanat ve gövde yük testleri
-
Yapısal mukavemet analizleri
yer testleriyle doğrulanacak.
Bu aşama, savaş uçaklarının uzun ömürlü ve yüksek manevra kabiliyetine dayanıklı şekilde tasarlanıp üretilmesi açısından hayati bir süreç olarak değerlendiriliyor.
5. Nesil Kabiliyetler
KAAN, düşük radar görünürlüğü ve gelişmiş sensör mimarisiyle öne çıkıyor.
Öne çıkan teknik özellikler arasında:
-
AESA radar sistemi
-
Düşük radar kesit alanı
-
Azaltılmış kızılötesi iz
-
Gelişmiş elektro-optik ve kızılötesi takip sistemleri
-
Çift motorlu yapı
bulunuyor.
Düşük görünürlük sayesinde hem hava savunma sistemleri hem de düşman savaş uçakları tarafından tespit edilmesi zorlaşıyor. Ayrıca radar açmadan sensör füzyonu sayesinde hedef tespiti yapabilme kabiliyeti, modern hava muharebesinde büyük avantaj sağlıyor.
TUSAŞ’ta Eş Zamanlı Geliştirme
Program, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tesislerinde geliştirme, test ve üretim adımlarının eş zamanlı yürütüldüğü entegre bir modelle ilerliyor.
Takvime göre:
-
2029 yılında Türk Hava Kuvvetleri’ne 20 uçak teslim edilecek.
-
2030 itibarıyla milli motorlu versiyonların envantere girmesi planlanıyor.
Bu aşama, platformun tam bağımsız bir konfigürasyona ulaşması açısından kritik eşik olarak görülüyor.
“En Hızlı 5. Nesil Programlardan Biri”
Savunma değerlendirmelerine göre KAAN, dünya genelindeki 5. nesil savaş uçağı projeleri arasında en hızlı ilerleyen programlardan biri konumunda.
Mevcut 5. nesil platformlar olan F-35 Lightning II ve F-22 Raptor 1990’lı yılların teknolojik temelleri üzerine inşa edildi. KAAN ise 2016 sonrası geliştirilen yeni nesil aviyonik, yazılım ve sensör teknolojileriyle şekillendiriliyor.
Bu durum, platformun mimarisinin daha güncel bir teknolojik altyapı üzerine kurulduğunu gösteriyor.
Gökyüzündeki Milli İmza
KAAN, yalnızca bir savaş uçağı değil; Türkiye’nin savunma sanayiinde “takip eden” değil “oyun kuran” bir ülke olma hedefinin sembolü olarak değerlendiriliyor.
Üç prototipin aynı karede yer alması, test sürecinin çoklu faza geçtiğini ve programın takvim doğrultusunda ilerlediğini ortaya koyuyor.
Türkiye için KAAN, gökyüzünde atılan milli bir imza ve yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor.
Anahtar Kelimeler: KAAN, Milli Muharip Uçak, 5. nesil savaş uçağı, Mürted Hava Meydanı, TUSAŞ, ikinci prototip, statik test uçağı, AESA radar, düşük radar izi, kızılötesi iz, Türk Hava Kuvvetleri, 2029 teslimat, milli motor, savunma sanayi, gök vatan




