Array
  1. Haberler
  2. Vatan
  3. Kocatepe’nin Sessiz Tanığı: Bir Fotoğraf Karesine Sığan Destan

Kocatepe’nin Sessiz Tanığı: Bir Fotoğraf Karesine Sığan Destan

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kocatepe’nin Sessiz Tanığı: Bir Fotoğraf Karesine Sığan Destan ve Mustafa Kemal’in Çakmak Çakmak Gözleri

 

Tarih sayfaları 26 Ağustos gecesini gösterdiğinde, Anadolu’nun kaderinin yeniden yazılacağı o tepe, Kocatepe, derin bir sessizliğe ve aynı zamanda fırtına öncesi bir gerilime ev sahipliği yapıyordu. Dağlarda tek tek yanan ateşler, gökyüzündeki yıldızların ferahlığıyla yarışır gibiydi. O gece, sadece bir taarruzun başlangıcı değil, bir ulusun yeniden doğuş sancısıydı. Ve o tepede, şayak kalpaklı adam, güzel ve rahat günlerin geleceğine olan sarsılmaz inancıyla, bir uçurumun kenarında duruyordu.

Sarışın Bir Kurt ve Çakmak Çakmak Gözler

Karanlığın içinde parlayan bir çift mavi göz, adeta gecenin pusunu deliyordu. O, tıpkı destanlarda anlatıldığı gibi sarışın bir kurda benziyordu. Gözleri çakmak çakmaktı. Kocatepe’nin sarp kayalıklarında, uçurumun başına kadar yürüdü, eğildi ve durdu. O anki hali, görenlere şu hissi veriyordu: Bıraksalar, o ince uzun bacakları üzerinde yaylanacak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı.

Bu, yalnızca bir komutanın savaşı izlemesi değildi; bu, omzunda koca bir milletin sorumluluğunu taşıyan bir liderin en derin yalnızlığı ve kararlılığıydı. Mustafa Kemal, kayalıklar arasında bir kayadan diğerine geçerken tedirgindi, ancak bu tedirginlik korkudan değil, sorumluluğun büyüklüğündendi. Çünkü savaşın matematiği acımasızdı; taarruz eden ordunun, savunan ordudan katbekat güçlü olması gerekirdi. Oysa o gece Kocatepe’nin karşısındaki Yunan kuvvetleri, hem asker sayısı hem de silah teçhizatı bakımından Türk ordusundan tartışmasız çok daha üstündü.

“Hadi Bakalım HacıAnestis!”

Türk askerinin karşısında, Batılı askeri uzmanların ve İngiliz subayların “Asla düşürülemez” raporu verdiği, mükemmel dizayn edilmiş tahkimatlar zinciri vardı. Yunan Orduları Başkomutanı Hacı Anestis, bu savunma hattına o kadar güveniyordu ki, kibir ve gurur tüm benliğini sarmıştı. Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra komuta kademesinde yapılan değişiklikle başa geçen Anestis, karargahını İzmir’de kurmuştu. Cepheyi teftişe geldiği bir gün, İngiliz gazeteciler ona Türklerin bu hattı geçip geçemeyeceğini sormuştu. Anestis’in cevabı tarihe geçecek bir gafletin belgesiydi: “Eğer Türkler bu cepheyi altı ayda düşürebilirlerse, bunu başardıklarını iddia edebilirler.”

Daha da ileri giden Anestis’e, Mustafa Kemal’i görüp görmediği sorulduğunda, yüzünde müstehzi bir gülümsemeyle; “Hayır, Mustafa Kemal diye birisine rastlamadım” cevabını vermişti.

İşte 26 Ağustos sabahı, Kocatepe’nin kayalıkları arasında dolaşan Mustafa Kemal’in dudaklarından dökülen mırıldanmaların sebebi buydu. O sessiz yürüyüşleri sırasında sürekli olarak o ismi anıyor ve şöyle diyordu: “Hadi bakalım Hacı Anesti…” Bu cümle, sadece bir meydan okuma değil, mağrur bir düşmana verilecek en büyük dersin habercisiydi.

Deklanşöre Basılan O An: Ethem Hamdi Tem’in Objektifi

Bu tarihi anları ölümsüzleştiren isim ise, 1895 Halep doğumlu Yedek Subay Ethem Hamdi Tem’di. Kurtuluş Mücadelesi boyunca ordunun resmi fotoğrafçılığını üstlenen Ethem Bey, o sabah şahit olduğu manzarayı sadece bir görev olarak değil, bir tarih yazımı olarak görüyordu.

Taarruzun başlamasına saatler, hatta dakikalar kala, Mustafa Kemal Paşa raporları komuta kademesiyle değerlendirdikten sonra onlardan ayrıldı ve kayalıkların arasında tek başına dolaşmaya başladı. Korkusuz, cesur, kararlı ve dimdik duruyordu. Belki de son taarruz planlarını zihninde canlandırıyor, askerlerine vereceği son emirleri tasarlıyordu.

İşte tam o anda, Ethem Hamdi Tem deklanşöre bastı. Mustafa Kemal’in o efsanevi silüeti, düşünceli ama umut dolu duruşu, o kare ile sonsuzluğa kazındı. Ethem Bey, o anı anlatırken, Mustafa Kemal’in sadece savaşın gidişatını değil, tarihe nasıl not düşüleceğini de planladığını belirtiyor.

Bir Başkomutanın Titizliği ve Geleceğe Bırakılan Mira

Mustafa Kemal, her konuda olduğu gibi görsel hafızanın oluşturulmasında da son derece ayrıntıcıydı. Ethem Hamdi’ye çekeceği kareler konusunda bizzat taktik veriyordu. Karargâh olarak kullanılan kerpiç evlerin yoksulluğunun, odadaki tek bir portatif sandalyenin sadeliğinin fotoğraflarda nasıl görüneceğine kadar düşünüyordu. “Oda çok çıplak, bunlar görünmesin” diyerek, imkânsızlıklar içinde verilen bu büyük savaşın görsel dilini de yönetiyordu. Amacı, yokluk içinde var edilen mucizenin gölgelenmemesiydi.

Ethem Hamdi Tem, çektiği yüzlerce fotoğrafla ve özellikle Kocatepe’deki o ikonik kareyle, gelecek kuşaklara bir mesaj bırakmak istemişti. Kendi ifadesiyle; “Ben bir tarihçi değilim. Ancak gelecek kuşaklar, bizim Kurtuluş Savaşımızın çok büyük bir olay olmadığını düşünebilirler. Ben bütün bu çektiklerimle, Mustafa Kemal’in teçhizat bakımından çok zayıf bir orduya rağmen, bütün dünyanın gözü önünde nasıl büyük bir başarı elde ettiğini resmettim.”

Zaferin Abidesi

Büyük Taarruz başladığında Mustafa Kemal, 26 Ağustos’tan 30 Ağustos’a kadar geçen tüm safahatı bizzat cephede, ateş hattında takip etti. Ethem Hamdi Tem de onunla birlikte, adım adım bu zafere tanıklık etti. Objektifiyle kaydettiği her kare, Türk milletinin küllerinden doğuşunun kanıtı oldu.

Kocatepe’deki o sembol fotoğrafın altına düşülen not ise, belki de bu destanı en iyi özetleyen cümleydi: “Hiçbir milletin bu kadar güzel bir kurtuluş abidesi yoktur.”

Mustafa Kemal Atatürk’ün o sabah Kocatepe’den Afyon Ovası’na bakışı, sadece bir askeri harekâtın başlangıcı değil, bağımsızlığa susamış bir milletin kaderine el koyuşuydu. Ve o bakış, Ethem Hamdi Tem’in vizöründen geçerek, bugün bizlere o büyük günün ruhunu, inancını ve kararlılığını fısıldamaya devam ediyor.


Anahtar Kelimeler: Büyük Taarruz, Kocatepe, Mustafa Kemal Atatürk, Ethem Hamdi Tem, Kurtuluş Savaşı, 26 Ağustos, Afyon Ovası, Hacı Anesti, Türk Tarihi, Milli Mücadele, Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Tarihi Fotoğraflar

Kocatepe’nin Sessiz Tanığı: Bir Fotoğraf Karesine Sığan Destan
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.