Türkiye’nin Kritik Füze Sistemleri: Taarruzdan Hava Savunmasına Milli Güç
ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş sürecinin ardından gözler Türkiye’nin savunma sistemlerine çevrildi. Bu kapsamda, Roketsan’ın Lalahan tesislerinde bulunan ve Çelik Kubbe timlerinin görev aldığı kritik noktalarda incelemeler gerçekleştirildi.
Hava Araçlarından Atılan Kritik Sistemler
Roketsan’ın geliştirdiği sistemler arasında, toplam ağırlığı 600 kilogram ve savaş başlığı ağırlığı 230 kilogram olan yüksek patlayıcı etkili zırh delici füzeler öne çıkıyor. Bu sistemler, insanlı ve insansız hava araçları üzerinden kullanılabiliyor ve özellikle hareketli ve sabit hedeflerin imhasında kritik rol oynuyor.
Buna ek olarak, Teber Güdüm Kiti, genel maksat bombalarının vuruş kabiliyetini artırmak amacıyla entegre edilen bir sistem olarak dikkat çekiyor. 155 kilogram ağırlığında olan bu sistem, operasyonel faaliyetlerde etkin bir şekilde görev alıyor.
Mini Akıllı Mühimmatlar ve UMTAS
Mini akıllı mühimmatlar, özellikle hafif taarruz araçları ve İHA’lar üzerinde kullanılıyor. Sabit ve hareketli hedeflerin imhasında önemli bir rol üstleniyor. Bunun yanında, UMTAS uzun menzilli tank savar füze sistemi, özellikle taarruz helikopterlerinde kullanım için geliştirilmiş kritik bir sistem olarak öne çıkıyor.
Hava Savunma Füze Sistemleri
Hava savunma alanında ise Siper 1 sistemi öne çıkıyor. 100 kilometre ve üzeri menzile sahip olan sistem, hem karadan hem de denizden hedefleri etkisiz hale getirebiliyor. Alçak irtifada hava tehditlerini bertaraf eden Sungur (8 km) ve orta irtifada etkili olan Hisar A (15 km) gibi sistemler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcı gücüne önemli katkı sağlıyor.
Deniz Üzerinden Taarruz: Levent Füzesi ve MİDLAS
Deniz üzerinden kullanılacak olan Levent füzesi, 11 kilometre menzile kadar hedefleri alçak irtifa uçuşlarıyla deşifre olmadan imha edebiliyor. Bu füzeler, Milli Launcher sistemi MİDLAS ile entegre edilerek operasyonel görevlerde hedeflere yönelim sağlıyor.
Kritik Önemi
Bu sistemler, hem taarruz hem de hava savunma kabiliyetiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel esnekliğini ve caydırıcılık gücünü artırıyor. Son dönemdeki uluslararası gelişmeler, Türkiye’nin bu sistemlerle ne kadar kritik bir savunma kapasitesine sahip olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.




