Özdemir Bayraktar: Bir Vatansever Mühendisin Milli Teknoloji Mücadelesi ve Mirası
İstanbul, 8 Şubat 2026 – Türkiye’de savunma sanayinin öncü isimlerinden Özdemir Bayraktar, hayatını milli teknolojinin geliştirilmesine adamış bir mühendis, girişimci ve vatansever olarak hafızalara kazındı. Baykar Makina’nın kurucusu olan Bayraktar, insansız hava araçları (İHA) ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) alanında Türkiye’yi dünya liderlerinden biri haline getiren bir vizyoner olarak tanınıyor. Ailesi, arkadaşları ve meslektaşlarının anlattıklarına göre, Bayraktar’ın hayatı zorluklar, azim ve fedakârlıklarla dolu bir hikâye. Terörle mücadeledeki rolünden, gençlere ilham veren Teknofest’e kadar uzanan bu yolculuk, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinin simgesi haline geldi. Bu makale, Bayraktar’ın hayatını ve başarılarını detaylı bir şekilde ele alıyor.
Çocukluk Yılları ve Eğitim Hayatı: Karadeniz Kökenli Bir Tutku
Özdemir Bayraktar, 1949 yılında İstanbul’un Garipçe köyünde doğdu. Dört kardeşin en büyüğü olan Bayraktar, balıkçı bir ailenin çocuğu olarak mütevazı bir ortamda büyüdü. Ailesinin anlattıklarına göre, çocukluğundan itibaren makinelere, motorlara ve elektronik cihazlara büyük ilgi duyuyordu. Sarıyer’de oyuncak uçaklar yaparak çatılara düşürüp onları kurtarmaya çalışması, havacılığa olan tutkusunun ilk işaretleriydi. Babaannesi, onun Garipçe’ye dönme ısrarını ve Karadeniz şivesiyle konuşmasını gülümseyerek hatırlardı.
İlkokulu Sarıyer’de tamamlayan Bayraktar, ortaokul sonrası Kabataş Erkek Lisesi’ne devam etti. Lise yıllarında hobileri arasında radyo parçalarını söküp yeni cihazlar yapmak vardı. Ailesinin balıkçı teknesindeki Volvo motorlarının şarj dinamosunu tamir ederek harçlık kazanan genç Özdemir, mühendislik yeteneğini erken yaşta gösterdi. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Mühendisliği Bölümü’nü bilerek seçti ve tesadüfen değil, tutkuyla girdi. Üniversite yıllarında motor tasarımları üzerinde çalıştı ve asistanlık yaptı. Hocası Prof. Dr. İsmail Hakkı Öz ile beraber motorlar tasarladı.
Mezuniyet sonrası kısa dönem askerlik yaptı. Annesinin “Boş durmayacaksın” talimatıyla gittiği askerlik, onun ömür boyu sürecek “asker sevgisini” pekiştirdi. Askerlik sonrası Burtrak İşbora traktör fabrikasında 28 yaşında genel müdür yardımcısı oldu, gece gündüz çalışarak aktif bir kariyer başlangıcı yaptı.
Baykar’ın Kuruluşu: Otomotivden Havacılığa Geçiş
1983 yılında Baykar Makina’yı kuran Özdemir Bayraktar, başlangıçta otomotiv yan sanayine odaklandı. Bir torna ve matkapla başlayan atölye, yurt dışından ithal edilen kritik parçaları üretmeye başladı. Uzel Traktör’de “Baykar’dan gelene koy sepete” lafı, kalite titizliğinin simgesiydi. Bayrampaşa’daki atölyede adım adım büyüyen şirket, bozuk makineleri tamir ederek özel aparatlar tasarladı. Çocukları Haluk, Selçuk ve Ahmet, çocukluktan itibaren atölyede çıraklık yaptı; bor yağı buharında gece yarılarına kadar çalıştılar.
1990’larda siyasete giren Bayraktar, Fazilet Partisi’nde il müfettişi olarak çalıştı. Siyaseti makam için değil, Allah rızası için yaptı. Parti kapandıktan sonra işine odaklandı ve havacılığa yöneldi. Türk Hava Kurumu’nun amatör pilot kursuna katılarak 50 saat uçuş yaptı ve pilot ehliyeti aldı. “Kaz uçar da Laz uçmaz mı?” diyen Bayraktar, 1989’da Samandıra’da tanıştığı arkadaşlarıyla havacılığın hürriyet duygusunu keşfetti.
İHA Macerasının Başlangıcı: Oyuncak Uçaklardan Milli Teknolojiye
2000’lerin başında oğulları Haluk ve Selçuk’un model uçaklarla ilgisini gören Bayraktar, bunu bir ön çalışma olarak değerlendirdi. Maket uçakları uçururken yaşanan kazalar onu yıldırmadı; aksine azmini artırdı. Oğlu Selçuk’un Amerika’da yüksek lisans yapmasını fırsat bilerek, “Oğlanı bırakmayacaklar, biz ülkemizde üretelim” dedi. Aselsan, Roketsan ve TAI gibi kurumlara ortaklık teklif etti ama sonuç alamadı.
Ekber Onuk’un kompozit malzeme desteğiyle başlayan süreçte, dairelerini satarak finansman sağladı. “Para veren emir verir, emir veren işin olmaması için emir verir” diyerek devlet desteğini reddetti. Topkapı’daki küçük ofiste sabahlara kadar çalışan ekip, 2004’te ilk otonom uçuşu gerçekleştirdi. Bu, Türkiye’nin İHA serüveninde milli bir adım oldu.
Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın mini İHA projesine katılan Baykar, gövde ve uçuş kontrolünü yerli yaptı. 2005’teki demo uçuşlarında yaşanan zorluklara rağmen başarı sağladı. Selçuk Bayraktar’ın “5 yılda dünyada 1 numara oluruz” konuşması, dönüm noktasıydı. Ancak ihale süreci engellerle doluydu; bir yıl bekledikten sonra sözleşme imzalandı.
Terörle Mücadelede Saha Deneyimleri: Güneydoğu’da Fedakârlık
2006’dan itibaren Şırnak, Gabar, Cudi gibi riskli bölgelerde askerlerle çalıştı. Asker kıyafetleriyle helikopterlere binen Bayraktar, bıyığını keserek sivilliğini gizledi. Komutanlar, onun fedakârlığını “Hiçbir insanın göze alamayacağı” olarak nitelendirdi. Heron’ların yetersizliği karşısında milli İHA’lar geliştirdi; İsrail’den alınan Heron’lar kırıma uğrarken, Baykar’ın araçları sahada fark yarattı.
Oğlu Haluk’un askeri mahkemeye verilmesi gibi bürokratik engellere rağmen pes etmedi. Aydın Yiğit’in “Kantin parasıyla İHA alalım” teklifi, vazgeçme anında onu motive etti. 2009’da aort damarı patlayan Bayraktar, yoğun bakımdan çıkınca bile İHA sunumu yaptırdı.
SİHA Devrimi: TB2’den Akıncı’ya Başarılar
Bayraktar TB1 ve TB2’nin geliştirilmesi, gece gündüz çalışmayla gerçekleşti. 2012’de imzalanan sözleşme sonrası kameralar gecikse de, tek kamerayla testler yapıldı. 2015’te ilk atış izni alınması, “Mam L’ye ‘atış izni yok’ yazma” eylemiyle sağlandı. 2016’da muharebe sahasında etkin oldu.
Afrin, Karabağ, Libya gibi operasyonlarda SİHA’lar savaş konseptini değiştirdi. Düşmanı görünür kılan teknoloji, şehit sayılarını azalttı. Azerbaycan’ın nişan vermesi, uluslararası tanınırlığın simgesiydi. Bayraktar, “İstikbal göklerdedir” sözünü hayata geçirdi.
Kişisel Özellikleri: Hakperest, Korkusuz Bir Lider
Arkadaşları, Bayraktar’ı “Sopa gibi doğru”, “Hakperest” ve “Korkusuz” olarak tanımladı. Genelkurmay başkanına bile yanlışlarını söyleyen, sadece Allah’tan korkan bir insandı. Yardımseverliğiyle tanındı; Mehmetçiklere harçlık verdi, üs bölgelerine su kuyusu açtırdı. Balyoz sürecinde dostlarını yalnız bırakmadı, hastane ve cezaevi ziyaretleri yaptı.
Kıbrıs, Ege ve Maraş gibi milli meselelerle ilgilendi; vakıf malları araştırmaları yaptırdı. Çanakkale’de batık gemileri çıkarma projesi, tarihi bilinçlendirme çabasının örneğiydi. Kitap bastırıp dağıttı, gençleri eğitime teşvik etti.
Hastalık ve Ölüm: Mirasın Devamı
2010’lardaki sağlık sorunları (aort yırtılması, kanser) onu yıldırmadı. 2021’de vefat etti; son nefesini Yasin suresiyle verdi. Cenazesinde “İyi bilirdik” şahitliği yapıldı. Oğulları, onun yolunda devam ediyor; Teknofest gibi etkinliklerle gençlere ilham veriyor.
Bayraktar’ın mirası, milli teknoloji hamlesi. SİHA’lar Türkiye’nin kuvvet çarpanı oldu. “Dünyadan güzel bir insan geçti” diyen dostları, onun eserlerinin nesiller boyu yaşayacağını söylüyor.
Bir Kahramanın Hikâyesi
Özdemir Bayraktar, balıkçı çocuğundan milli kahramana dönüşen bir figür. Zorluklara rağmen azmiyle Türkiye’yi havacılıkta lider yaptı. Onun hikâyesi, vatan sevgisinin somut örneği. Gelecek nesiller, onun açtığı yolda yürüyecek.
Anahtar kelimeler: Özdemir Bayraktar, Baykar Makina, İHA, SİHA, milli teknoloji, savunma sanayi, terörle mücadele, Teknofest, vatanseverlik, havacılık, mühendislik, azim, fedakârlık, Karabağ, Afrin, Libya, aort ameliyatı, kanser, miras, gençlik eğitimi, Kıbrıs, Ege Adaları, Balyoz davası, yardımseverlik




