Array
  1. Haberler
  2. Vatan
  3. Büyük Taarruz’un Perde Arkası: Bir Milletin Kaderini Değiştiren Stratejik Deha ve Kahramanlık Destanı

Büyük Taarruz’un Perde Arkası: Bir Milletin Kaderini Değiştiren Stratejik Deha ve Kahramanlık Destanı

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Büyük Taarruz’un Perde Arkası: Bir Milletin Kaderini Değiştiren Stratejik Deha ve Kahramanlık Destanı

 

Anadolu’nun makus talihinin yenildiği, bir milletin küllerinden yeniden doğduğu o tarihi günlerin üzerinden bir asır geçti. Ancak Büyük Taarruz’un arka planındaki stratejik akıl, lojistik mucizeler ve cephedeki insanüstü gayret, bugün bile tüyleri diken diken etmeye yetiyor. 25 Ağustos gecesinden 1 Eylül sabahına kadar süren o kritik haftada yaşananlar, sadece bir savaşın değil, bir bağımsızlık iradesinin hikayesidir.

İşte videoda izleyeceğiniz o şanlı zaferin, uçak motorlarından süngü uçlarına kadar uzanan, dakika dakika yaşanmış detaylı öyküsü…

Diplomatik Oyunlar ve Türk Havacılarının İmkansızı Başarısı

Kurtuluş Savaşı’nın son evresine girilirken, Türk ordusunun hava gücünün takviye edilmesi hayati bir önem taşıyordu. Bu süreçte Fransız ve İtalyanlardan temin edilen savaş uçakları, diplomatik bir ikiyüzlülüğün de belgesi gibiydi. Müttefikler, uçakları teslim ederken üzerlerindeki makineli tüfekleri sökerek Türkiye’ye vermişlerdi. Silahsız bir uçak, savaş meydanında sadece bir hedeftir. Ancak bu durumu kabullenmeyen Türk havacıları ve teknik ekibi, müthiş bir mühendislik örneği sergiledi.

Eldeki eski Alman uçaklarından sökülen makineli tüfekler, büyük bir titizlikle ve teknik uyarlamalarla, İtalyan ve Fransız yapımı bu yeni uçaklara monte edildi. İmkansız denileni başaran teknik ekip, bu uçakları çalışır ve savaşır hale getirerek gökyüzündeki Türk kartallarının pençelerini yeniden keskinleştirdi.

Tarihi Aldatmaca: “Paşa Çankaya’da Çay Partisinde”

Tarihler 25 Ağustos 1922’yi gösterdiğinde, Ankara ve cephe hattı nefesini tutmuştu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ordu ve Türk milleti artık son sözü söylemeye hazırdı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa öncülüğündeki komuta heyeti, askeri literatüre geçecek gerçekçi ve hayati bir harekat planını devreye soktu.

Bu planın en kritik aşaması “gizlilik” ve “şaşırtma” üzerine kuruluydu. Büyük Taarruz öncesinde, tam 7 tümenlik devasa bir ek kuvvet, büyük bir sessizlik içinde ve düşmana hissettirilmeden Kocatepe bloğunun arkasına kaydırıldı.

25 Ağustos günü, dünya basını ve Yunan istihbaratı Mustafa Kemal’in Ankara Çankaya’da bir çay partisi düzenlediğini ve sosyal hayata devam ettiğini düşünüyordu. Oysa bu, tarihin gördüğü en büyük stratejik aldatmacalardan biriydi. Herkes onu Ankara’da sanırken, Başkomutan çoktan cepheye intikal etmiş, son hazırlıkları bizzat yerinde denetliyordu.

Dağları Aşan Süvariler ve Büyük Taarruzun Başlangıcı

O gece, Türk askeri tarihinin en cüretkar manevralarından biri gerçekleşti. Yunan ordusunun “geçilemez” diyerek boş bıraktığı ve savunma hattı kurmadığı sarp dağlar, Türk süvarileri tarafından aşıldı. Gecenin karanlığında, sessizce düşmanın arka hatlarına sarkan süvariler, Yunan ordusunun ikmal ve iletişim hatlarını tehdit edecek pozisyona yerleşti.

Tüm birlikler taarruz çıkış hatlarına yaklaştığında, takvim yaprakları 26 Ağustos sabahını gösteriyordu. Şafakla birlikte Türk topçusunun müthiş bombardımanı, sessizliği yırtarak taarruzu başlattı. Yer gök inlerken, Türk ordusunun yarma harekatı için belirlediği kilit noktalar Tınaztepe, Belentepe ve Kılıçarslan tepeleriydi. Bu tepeler, düşman savunmasının bel kemiğiydi ve mutlaka düşürülmeliydi.

Kanla Sulanan Tepeler ve Şehit Süvariler

Savaşın şiddeti 27 Ağustos sabahı daha da arttı. Türk ordusu, ilk şoku atlatmaya çalışan Yunan kuvvetlerine toparlanma fırsatı vermeden yeniden güçlü bir taarruz başlattı. 28 Ağustos’a gelindiğinde ise sahne süvarilerindi.

Düşman gerisine sarkan Türk süvari kuvvetlerinin ani baskınları, Yunan birliklerinde büyük bir panik ve ağır zayiat yarattı. Ancak bu kahramanlık destanının bedeli ağırdı. Yunan kuvvetlerini bozguna uğratan bu baskınlarda, 250’ye yakın kahraman süvarimiz şehadet şerbetini içti. Onların fedakarlığı, düşmanın savunma direncini kıran en büyük darbe oldu.

29 Ağustos akşamı, çaresizlik içindeki Yunan komuta kademesi son bir hamleyle yeni bir savunma hattı oluşturmaya çalışsa da, Türk ordusunun çelikten iradesi karşısında bu gayretler boşa çıktı. Artık büyük zaferin şafağına çok az kalmıştı.

30 Ağustos: Çember Daralıyor ve Büyük Zafer

Ve 30 Ağustos… Türk tümenleri, Dumlupınar’da 35.000 kişilik ana Yunan ordusunu tamamen kuşatma altına aldı. Kaçış yolları tutulan düşman, Türk topçusunun cehennemi andıran ateşiyle karşı karşıya kaldı. 105 topla gerçekleştirilen yoğun bombardıman ve ardından gelen süngü hücumu sonucunda düşman ordusu tamamen bozguna uğratıldı. Bu, sadece bir askeri galibiyet değil, bir milletin varoluş haykırışıydı.

Başkomutan’dan Tarihi Mesaj: “Ordular! İlk Hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!”

Büyük Taarruz kesin bir zaferle sonuçlanmıştı. Ancak harekat henüz bitmemişti; düşmanın denize dökülmesi gerekiyordu. 1 Eylül 1922 Cuma günü, Başkomutan Mustafa Kemal, muzaffer Türk ordusuna o tarihi mesajını yayınladı.

Askerlerini kutlayan Mustafa Kemal Paşa, şu ifadelerle tarihe not düştü:

“Büyük ve necip milletimizin fedakarlıklara layık olduğunu ispat ettiniz. Sahibimiz olan Türk milleti geleceğinden emin olmaya haklıdır. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”

Bu emirle başlayan takip harekatı, İzmir’in kurtuluşuna kadar sürecek ve Anadolu toprakları işgalden tamamen temizlenecekti. Videomuzda, bu destansı mücadelenin tüm detaylarını ve o günlerin atmosferini soluyacaksınız.


Anahtar Kelimeler:

Büyük Taarruz, 30 Ağustos Zafer Bayramı, Mustafa Kemal Atatürk, Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı, Tınaztepe, Belentepe, Kılıçarslan Tepesi, Türk Süvarileri, Kocatepe, Türk Havacılık Tarihi, 1922 Büyük Taarruz, Çankaya Çay Partisi Stratejisi, Türk Ordusu

Büyük Taarruz’un Perde Arkası: Bir Milletin Kaderini Değiştiren Stratejik Deha ve Kahramanlık Destanı
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.